İstanbul semt isimleri nereden geliyor
Bu İçeriği Oyla
in , Okuma Sü.: 7 dakika

İstanbul semt isimleri nereden geliyor

İstanbul semt isimleri nereden geliyor
İstanbul semt isimleri nereden geliyor

İstanbul semt isimleri nereden geliyor

Caddebostan: Bostanı bol olan semtte cadılar dolaştığına dair söylenceler var. Bu nedenle cadıbostanı olarak anılıyor. Piyade Feriki Cemal Paşa bu bostanları satın alıp yerleşince, cadılar ortadan kayboluyor. Semtin adı da ‘caddebostan’a dönüşüyor.

Çatladıkapı: Marmara kıyısındaki 6. kapının yanındaki burc, 1532 depreminde çatlayınca, kapı ve bulunduğu semt ‘çatladıkapı’ olarak anılıyor.

Etiler: 1950’nin başında burada, 192 villa yapımı için Etibank’ın ortaklığıyla Etiler Yapı Kooperatifi kuruldu. Semtin adı da bu kooperatiften kaldı.

Kandilli: IV. Murat, şehzadelerden birinin doğuşu münasebetiyle 7 gece kandil yaktırdı. Semt adını bundan aldı.

Laleli: Semtin adı burada yasayan deli bir dervişten geldi: Laleli Baba. III. Mustafa, yaptırdığı camiye, hikmetine boyun eğdiği ve çok saydığı Laleli Baba’nın adını verdi.

Şaşkınbakkal: Henüz yerleşimin yoğun olmadığı dönemlerde, yaz günleri denize gelenlerin, burada iş yapılamayacağını düşünerek mahalle bakkalı için ‘şaşkın bakkal’ yakıştırması yapmaları semtin adını belirledi.

Akaretler: Semt ismini Sultan Abdulaziz’in yaptırmak istediği fakat II. Abdülhamit’e nasip olan vakıftan almaktadır. Vakıf Aziziye camii’nin giderlerini karşılamak üzere kurulmuştur.

Ahırkapı: Osmanlı döneminde sarayın has ahırları burada bulunmuş, sonrasında da ahırların yeri değişmeyince semtin ismi Ahırkapı olarak günümüze gelmiştir.

Beşiktaş: Adını nereden aldığına dair bir çok rivayet bulunan semtlerden biri de Beşiktaş’tır. Fakat bilinen ve en yüksek ihtimalli rivayet ise, semtin adının Barbaros Hayrettin Paşa’nın gemileri bağlamak için limana diktirdiği beş taştan dolayı günümüze kadar değişerek gelmiş olduğudur.

Cağaloğlu: Haldun Hürel’in İstanbul’u Geziyorum Gözlerim Açık adlı kitabında anlatıldığına göre Cegalo oğlu’ndan zaman içinde türemiş semt ismidir. Cegalo bir İtalyan tüccardır ve Piyale Paşa’ya esir düşmüştür. Oğlu da onunla birlikte esir düşmüş, sonra devşirilmiş ve kendisine Yusuf Sinan adı verilmiştir. Aynı zamanda Cegalo oğlu olarak da çağrılmıştır. Mezarı Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Camii’nin bahçesindedir. Haldun Hürel kitabında Cağaloğlu’nu anlattığı bölümün adını bu nedenle “cağaloğlu üsküdar’da” koymuştur. Sinan Paşa’nın bu semtteki sarayından ve yaptırmış olduğu camiden dolayı semt Cağaloğlu ismini almıştır. Cağaloğlu Sinan Paşa Osmanlı sadrazamıdır ve 16. yüzyılda yaşamıştır.

Çekmeceler: Büyükçekmece ve Küçükçekmece isimleriyle anılır. Bu ismi almasının ilginç bir hikayesi vardır. Göllerin kenarına konumlanmış olan semtte, Anadolu’yu batıya bağlayan yol üzerinde bulunan boğazları geçmek için bir sistem oluşturulmuştur. Boğazın iki yakasından sahile çakılı kazıklara bağlı halatlar gerilmeye ve bu halatlar sal üzerinden çekilerek karşıya geçmeye başlanılmıştır. Bu nedenle ismi çekmece olarak kalmıştır.

Eyüp: Ebu Eyyub El Ensari isminde bir islam zatı kentin araplar tarafından kuşatılması sırasında ölünce kabrinin bulunduğu yere cami ve türbe yapılmıştır. Caminin ismi semt ismi olarak kalmıştır.

Kadıköy: Çok köklü bir geçmişe sahip olan semt, fetih sırasında Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul kadısı’nı buraya yerleştirmesiyle Kadıköy ismini almıştır.

Kazlıçeşme: İstanbul’un fethi sırasında su sıkıntısı çekilmekteydi ve uçuşan kazların peşinden gidilerek su kaynağına ulaşıldı. Bu nedenle semtin adı Kazlıçeşme olarak anılmaya başlandı.

Kulaksız: İstanbul’da, Kasımpaşa civarında bir semtin ismi. Rivayete göre, Fatih’in askerleri buradan geçerken içmek için su ister, fakat kimse su vermez. Askerler de kadıya gidip dava açar. Kadı mahalleliyi haksız bulur ve “kul haksızdır” diye hüküm verir. O dönemde ismi Kul Haksız’a çıkan semt zamanla Kulaksız olarak anılmaya başlanır.

Tahtakale: Sözlük anlamı ‘kale altı’ olan taht-el-kale’nin bozulmasıyla Tahtakale’ye dönüşen semtin, mercan ya da beyazıt dolaylarındaki eski sur benzeri yapının aşağı kotunda yer aldığı için bu ismi aldığı tahmin ediliyor.

Aşiyan: Günümüzdeki ismini şair Tevfik Fikret’in burada bulunan, farsçada kuş yuvası anlamına gelen ‘aşiyan’ isimli evinden alıyor.

Okmeydanı: Fatih Sultan Mehmet’in otağını kurduğu bu bölgeye okçular tekkesi yaptırmasıyla semt adını almış, zamanla Okmeydanı’na dönüşmüştür.

Çengelköy: Eskiden gemi çapaları bu köyde yapıldığı için isminin buradan geldiği tahmin ediliyor.

Veliefendi: Hipodrom bir zamanlar Şeyhülislam Veli Efendi’nin sahibi olduğu topraklar üzerinde kurulduğundan semtin adı Veli Efendi’yle anılıyor.

Çıksalın: Güzel manzaralı, geniş bir çevreye hakim olan bölgeye, halk arasında “çık, salın!” denilmeye başlandı.

Taksim: Osmanlı zamanında sucuların; suyu, halka taksim ettikleri yer, taksim olarak anılmaya başlandı.

Pendik: Bizans döneminde kullanılan pantecion (pantiki) ismi “her tarafı surlarla çevrili” anlamına gelir. Çoğu kaynaklar pendik kelimesinin duvar anlamına geldiğini ve İstanbul’a egemen olan devlet ya da hükümetlerin doğudan gelecek saldırıları önlemek için burayı bir savunma hattı olarak kullandıklarını kaydederler.

Beyazıt: Sultan II. Beyazıt’ın buraya kendi ismiyle anılacak bir külliye yaptırmasından sonra semt, Beyazıt olarak anılmaya başladı.

Aksaray: Fatih’in sadrazamı İshak Paşa, iç anadolu bölgesi’ndeki Aksaray’ı ele geçirdikten sonra orada yaşayan bölge insanlarını bugünkü Aksaray semtinin bulunduğu yere gönderir. Aksaraylılar da semte adlarını verirler.

Bakırköy: Bizanslıların ‘makri hori’ dedikleri semt, 14. yüzyılda Osmanlıların eline geçince ‘makriköy’ adını aldı. 1925’te ulusal sınırlar içindeki yabancı kökenli adların değiştirilmesi sırasında Atatürk’ün isteğiyle semt Bakırköy adını aldı.

Teşvikiye: Sultan Abdülmecit’in bir mahalle kurulması için teşvikte bulunduğu semtin adı Teşvikiye olarak kaldı. bu durumu, harbiye karakolu ile rumeli ve valikonağı caddelerinin kesiştiği kavşakta bulunan iki taş belgeliyor.

Bebek: Fatih Sultan Mehmet’in bölgeyi koruması için gönderdiği bölükbaşının bebek lakaplı olması. 2. padişahın semtteki bahçesinde gezerken yılan görüp korkan şehzadesine bebek demesi ve bundan sonra bahçesinin bebek bahçesi olması dolayısı ile Bebek adını almıştır.

Beyoğlu: İslamiyet’i kabul edip burada oturmaya başlayan pontus prensinden adını alıyor semt. 2. ‘bey oğlu’ diye anılan Venedik Prensi’nin burada oturmasından geliyor semtin adı.

Bostancı: Semt adını eskiden her türlü meyve ve sebzenin yetiştirildiği bostanlardan biri olmasından alıyor.

Eminönü: Osmanlı döneminde çarşıdaki esnafı denetleme yetkisi ’emin’lere aitti. Semt adını burada bulunan ‘gümrük eminliği’nden alıyor.

Sütlüce: Bugün Sütlüce semtinin olduğu yerde Süt Menbat isimli bir rum köyü vardı. Köyün bir köşesindeki, bakır bir kadın heykelinin memelerinden su akar; bu suyun, kadınların sütünü çoğalttığına inanılırdı. Bundan dolayı semt, Sütlüce oldu.

Üsküdar: Bizans devrinde, Skutari denilen asker kışlaları, şehrin bu yakasında yer aldığı için semt Skutarion diye anılıyordu. Bu isim zamanla Üsküdar’a dönüştü.

Şişli: Şiş yapımıyla uğraşan ve şişçiler diye anılan bir ailenin burada bir konağı olduğu ve ‘şişçilerin konağı’nın zamanla değişikliğe uğrayarak ‘şişlilerin konağı’ hâline gelmesiyle semtin adının Şişli olarak kaldığı anlatılıyor.

Unkapanı: Bazı satış yerlerinde arapça’da ‘kabban’ adını taşıyan büyük teraziler bulunduğundan, buraları kapan adını taşırdı. sahiline buğday ve arpa yüklü gemiler demirlediğinden, semt bu adı aldı.

Bağlarbaşı: Semt, en ünlü bağ ve bahçelerin bir dönem burada yer almasından dolayı bu adla anılıyor.

Çemberlitaş: Bizans’ın en önemli meydanlarından Constantinus Forumu’nun bulunduğu yerdeki büyük sütunlardan birisi olan Çemberlitaş, semte adını verdi.

Horhor: Fatih Sultan Mehmet bölge civarında yürürken yerin altından su sesleri duyar ve yanındakilere, “buraya bir çeşme yapın baksanıza ‘hor hor’ su sesleri geliyor” der ve buraya bir çeşme yapılır. Çeşme de semt de Horhor ismiyle anılıyor

Feriköy: Semt adını Sultan Abdülmecit ve Abdülaziz dönemlerinde yaşayan Madam Feri’den alıyor. Bölgede bulunan geniş topraklar padişah tarafından Madam Feri’nin eşine bağışlanmıştı. Ama eşi ölünce semt onun ismiyle anılmaya başlandı.

Tophane: Osmanlı döneminde yapılan ve geliştirilen ünlü top dökümhanesi bu semtte yer aldığından dolayı semt Tophane ismiyle anılmaya başlanmıştır.

Yorumun nedir ?

× Yorum yapabilmek için giriş yapmalısın.
Süper Yoogber

Paylaşan Yoogber : тυяк¢яαƒ

Şu hayatta çok şanslı olmayı bıraktık biraz şanslı olamadık.

Paylaşımı puanlamak ister misiniz?

Pera Müzesi öğrenme programları

Pera Müzesi öğrenme programları

Moda ve müzik festivali

Moda ve müzik festivali