Daha Fazla Paylaşım

  • Bir tutam hayat: Bana kızdın mı Ada
    in

    Bir tutam hayat: Bana kızdın mı Ada

    12.05.14 Ada bir süre elinde telefon öylece kaldı. Ne kadar zaman geçtiğini algılayamayacak kadar yorgundu. Öylece donmuş, mesaja bakıyor; tekrar tekrar tek kelimelik “Merhaba” yazısını okuyordu. Ne yapsa düşünüyordu. Hiç cevap vermese belki de öylece yok olur giderdi. Böyle kendi kendine sızlanadursun ikinci mesaj da geldi: “Orada olduğunu ikimiz de biliyoruz. Lütfen benimle konuş” İlk […] Daha Fazla

  • Bir tutam hayat: Kapı önü sohbeti
    in

    Bir tutam hayat: Kapı önü sohbeti

    12.05.14 Metroya doğru ikisi de ayakları yere basmadan yol aldı. Ada hala metroya binip eve gideceğini, Ali’nin de meydandan otobüse bineceğini düşünüyordu aslında. Ama tabii ki böyle olmadı. Ali, Ada’yı eve kadar bırakacaktı. Taksim metrosu Ada artık ona sunulanı yaşıyor, sesini çıkarmıyordu. Hırçın ve inatçı yanını bu gecelik rafa kaldırmıştı. Birlikte bindiler metroya, el ele. […] Daha Fazla

  • Bir tutam hayat: Mektup
    in

    Bir tutam hayat: Mektup

    13.05.14 Ada kendini sessizliğe fazla kaptırmıştı. Kapana kısıldığını hissettiği duygulardan kaçmanın yolunu bulmuştu işte; meraktan ölse bile Ali’ye bir şey sormamaya karar verdi. Halbuki dili iki kelam etmek için yanıp kavruluyordu. Neden sonra kendi iç dünyasıyla yaptığı sohbet Ali’nin sesini yükseltmesiyle son buldu. Ada, adeta uykudan uyanmış gibiydi. Ali belki de kaçıncı kez “Bir şey […] Daha Fazla

  • Bir tutam hayat: Uykuya kaçış
    in

    Bir tutam hayat: Uykuya kaçış

    Ada babaannesinin rüyadan kalma evinde bıraktığı sıcaklığa sarılarak uyudu bu gece. Mayıs neredeyse bitiyordu, ama hava oldukça serindi. Yorganının altına girdi. Belki de sıcacık hissetmeye çok ihtiyacı vardı. Aslında saat çok erkendi uyumak için. Ama Ada ne zaman kendi içinde bir şeylerden kaçmak istese hemen uykusu gelirdi. Bu huyu küçükken yaramazlık yaptığı zamanlardan kalmaydı. Küçükken […] Daha Fazla